TÜRKÇE
استعيذ بالله بسم الله الرحمن الرحيم : وَمَنْ اَحْسَنُ قَوْلاً مِمَّنْ دَعَٓا اِلَى اللّٰهِ وَعَمِلَ صَالِحاً وَقَالَ اِنَّن۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ
قال رسول الله {صلعم}: الْإِمَامُ ضَامِنٌ ، وَالْمُؤَذِّنُ مُؤْتَمَنٌ ، اللَّهُمَّ أَرْشِدْ الأَئِمَّةَ ، وَاغْفِرْ لِلْمُؤَذِّنِينَ
Muhterem Mü’minler,
Bu haftaki hutbemiz EZAN-I MUHAMMEDİ’NİN DİNİMİZDEKİ YERİ VE EHEMMİYETİ hakkındadır.
Ezan, lügatte; i’lam yani bildirmek demektir. Istılahta ise, farz namazlar için muayyen vakitlerde, malum lafızlarla okunan mübarek sözlere ezan denir. Ezan okuyan kimseye de müezzin adı verilir. Ezan-ı Muhammedi, hicretin birinci yılında meşru kılınmıştır. Erkekler için vacip kuvvetinde bir sünnet-i müekkededir. Meşruiyyeti kitap ve sünnet ile sabittir.
Ezan ve ikamet ister mukim olsun, isterse seferi olsun, farz namazların edasında, kazasında ve Cuma namazında erkeklere müekked bir sünnettir. Beş vakit namazı tek başına dahi kılsalar ezan ve ikamet getirmeleri gerekir. Ezan ağır ağır, ikamet ise süratli okunur. Ezanın ezan olduğu anlaşılsa bile Arapça olmayan bir dille okunması kâfi gelmez ve böyle bir ezana asla itibar edilmez. Ezanı vaktinden önce okumak da caiz değildir. Şayet okunmuş ise vakit girdikten sonra iade edilir. Buna da müezzinlerin çok dikkat etmesi icap eder. Zira Tirmizi’de geçen bir Hadis-i Şerif’te Rasülüllah Efendimiz (s.a.v.): “İmam (cemaatin namazının) mesuliyyetini üzerine almıştır. Müezzine de (namaz vakitleri) emanet edilmiştir” buyurmuşlardır.
Her türlü mahlukatın tazim ve hürmette bulunduğu Ezan-ı Muhammedi’yi ve farz namazlardan evvel okunan ikameti dinleyen kimseye şu hususlar tavsiye olunmaktadır:
Ezan ve ikameti dinleyen kimse eğer vaziyeti müsaitse müezzinin söylediklerini aynen söyler. Sadece “Hayyeale’s-Salah ve Hayyeale’l-Felah” lafızlarını söylemeyip, onların yerine “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyil-azim” der.
Ezan okunduğu esnada onu dinleyen oturuşunu, hal ve hareketini düzeltir. Ezan okunduğunu işiten her Müslümanın işini, gücünü bırakıp o lâhûtî nidayı hașyet ve rikkatle dinlemesi lazımdır. Ancak; ne yazık ki, şu lüzuma zamanımızda birçok Müslümanın ittiba etmediği de bir hakikattir.
Ezan bittikten sonra “Allahümme Rabbe hêzihi’d-da’veti’ttâmmeh…” diye devam eden duayı okumalıdır. Çünkü böyle dua eden -biiznillah- şefaate hak kazanmış olur. Duada geçen “Vesile”nin Cennet’te alî bir makam “Fazilet”in yine büyük bir makam ve “Makam-ı Mahmud”un ise șefaat-i kübra makamı olduğu beyan olunmaktadır. Binaen aleyh böyle bir duada bulunmak, Rasülüllah Efendimize muhabbetin ve kuvvetli bir irtibatın alametidir.
Muhterem Mü’minler!
Ezanın lafızları arasında Allah-ü Teala’nın birliği, kemal sıfatları ile muttasıf noksan sıfatlardan münezzeh olduğu, şeriki ve benzeri bulunmadığı ifade edilirken, Peygamberimizin de risaleti sarâhaten ifade edilmektedir. Bu husus hakkında netice olarak denilebilir ki, ezan; itikat ve amel meselelerinin aslını esasını hülasa olarak içinde cem etmiştir. Ezan; İmanın ve İslam’ın bir șiarı ve alametidir.
日本語
استعيذ باللهبسم الله الرحمن الرحيم : وَمَنْ اَحْسَنُ قَوْلاً مِمَّنْ دَعَٓا اِلَى اللّٰهِ وَعَمِلَ صَالِحاً وَقَالَ اِنَّن۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ
قال رسول الله {صلعم}: الْإِمَامُ ضَامِنٌ ، وَالْمُؤَذِّنُ مُؤْتَمَنٌ ، اللَّهُمَّ أَرْشِدْ الأَئِمَّةَ ، وَاغْفِرْ لِلْمُؤَذِّنِينَ
ムスリムの皆様、
今日のフトバはアザーンやその大切さについてです。
アザーンの意味は、知らせることです。イスラーム学での意味は、ファルドの礼拝のため指定の時間に指定された言葉で唱えられる文章にアザーンと言います。アザーンを唱える人はムアッズィンと呼ばれます。アザーンを唱えることが男性にワージブに近いスンナ・ムアッカダです。
アザーンを唱えることが旅に出ていない状態であっても旅中であっても、礼拝を時間帯内に行うとしても、時間が過ぎてからカザーとして行うとしても、ジュムア(金曜礼拝)でも男性にはスンナです。1日5回の礼拝を単独で行う場合もアザーンやイカーマ(ガーマト)を唱える必要があります。アザーンをゆっくりと唱えて、イカーマをもう少し早いペースで唱えます。アザーンを他の言語に訳して唱えることが出来ません。アザーンを礼拝の時間帯の前に唱えることも出来ません。唱えられた場合、礼拝に時間が入ってから唱えなおす必要が生じます。ムアッズィンである人はこの点に注意しないといけません。なぜならあるハディース・シャリーフでラスールッラー(s.a.w.)が次のように伝えたからです:「イマームが自分に従う人々(ジャマーア)の責任を負うことになる。ムアッズィンには礼拝の時間が預けられている。」
敬意を示すべきアザーンやイカーマを聞く人に次の事柄が助言されます。「アザーンやイカーマを聞く人の状態が良ければ、ムアッズィンが唱える言葉を繰り返します。しかし「ハイヤ・アレッサレー」や「ハイヤ・アレル・フェラー」を耳にすると、それを繰り返さず、「ラー・ハウレ・ウェラー・グッウェテ・イッラー・ビッラーヒル・アリイイル・アズィーム」と言います。
アザーンが唱えられる際、それを聞く人が正しく座って、行動に注意をすべきです。アザーンを耳にするムスリムがしていることを一旦やめて、その聖なる言葉を心を込めて聞くべきです。
アザーンが唱えられ終わると「アッラーフッメ・ラッベ・ヘーズィヒッデアウェティッテーッメ」で始まるアザーンのドゥアーを唱えるべきです。なぜなら、そのドゥアーを唱える人がラスールッラーのシャファーアを獲得できるからです。ドゥアーで言う「ウェスィーレ」や「ファズィレ」は高い地位を表します。「マカーム・マフムードゥ」はラスールッラーのシャファーアの地位を表します。そのドゥアーを唱えることが、ラスールッラーへの愛情やラスールッラーとの強いつながりの兆しです。
アザーンの言葉にALLAHに唯一さ、完璧な特徴、欠点との無縁、同類がいないことが表されて、ラスールッラーが預言者であることも明らかに強調されます。言い方を変えると、アザーンが信仰の条件や行動の基本が集まった言葉です。アザーンが信仰(イーマーン)の証しです。

