TÜRKÇE
استعيذ بالله بسم الله الرحمن الرحيم : وَالَّذِينَ لَا يَشْهَدُونَ الزُّورَ وَإِذَا مَرُّوا بِاللَّغْوِ مَرُّوا كِرَاماً
قال رسول الله {صلعم}: مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أَوْ لِيَصْمُتْ
Muhterem Mü’minler,
Hz. Allah (c.c)’ın insanlar için koyduğu her sınır, dünya ve ahiret saadetine ulaştıran birer vasıtadır. Bu sebeple, Allah ve Rasülüne inanan, Kur’an-ı Kerim’i kendisine rehber olarak kabul eden her Müslüman, birçok yönüyle diğer insanlardan farklıdır. Söylediği bütün sözlerin, yaptığı bütün işlerin hesabını vereceğine inanan bir Mü’min, elbette başkalarından farklı olacaktır.
Bu itibarla, söz ve davranışlarında ölçülü olmak, ciddi olmak, güvenilir olmak, inanan kimselere has özelliklerdir. Bunun içindir ki, ağzından yalan çıkmaz, söz getirip götürme olmaz. O, ya hayır söyler ya da susmasını bilir. Hakiki Mü’min olmanın ve Cennet-ü Alaya aday olmanın yolu budur.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) bize bu yolu nasıl tarif buyuruyorlar:
“Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.”[1]
“Koğuculuk yapan (söz getirip götüren) kimse Cennet’e giremez.”[2]
“Kim bana iki sakalı (yani ağzını) ve iki ayağı arasını (namus ve iffetini) koruyacağına söz verirse, ben de O’na Cennet için kefil olurum.”[3]
“Hased’den sakının. Çünkü hased, ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi bütün iyi ve güzel amelleri yiyip bitirir.”[4]
“Sizin için en çok korktuğum şey, küçük şirk yani riya (gösteriş) dır.”[5]
Aziz Mü’minler,
Görülüyor ki, Müslüman, söz ve davranışlarında ölçülü olmalı, Allah ve Rasülünün hoş görmediği hiçbir işi yapmamalıdır. Yalan, dedikodu, kin, hased, alay ve riya gibi kötü sıfatları üzerinde taşımamalı, kötülüklerin ve haramların işlendiği mahallerde bulunmamalıdır.
Değerli Mü’minler!
Müslümanın yemesi, içmesi, giyinmesi, kazanması ve harcaması bile farklıdır. Hep helal kazanç peşinde koşar. “Kazanayım da nasıl olursa olsun” düşüncesi onun inancında yoktur. Şunu da hiçbir zaman aklından çıkarmaz: Müslümanlık, kendi arzu ve isteklerimize göre değil, Mevlâ-i Zülcelâl Hazretlerinin çizdiği sınırlar içinde ve O’nun istediği şekilde yaşamak suretiyle değer kazanır.
O halde, gelin şu ilahi fermana kulak verelim:
“Ve onlar ki yalana şâhid olmazlar ve lağve, yani boş şeye rast geldikleri zaman vakar ile oradan geçip giderler.”[6]
[1] Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, et Tac c.5 s.183
[2] Müslim, Müsned-i Ahmed et Tac c.5 s.24
[3] Buhari, Tirmizi, Müsned-i Ahmed, et Tac c.5 s.183
[4] Ebu Davud, İbn-i Mace,et Tac c.5
[5] Müsned-i Ahmed, et Terğib ve’t Terhib, c.1 s.69
[6] El-Frukan, 72
日本語
استعيذ باللهبسم الله الرحمن الرحيم : وَالَّذِينَ لَا يَشْهَدُونَ الزُّورَ وَإِذَا مَرُّوا بِاللَّغْوِ مَرُّوا كِرَاماً
قال رسول الله {صلعم}: مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أَوْ لِيَصْمُتْ
ムスリムの皆様、
ALLAHswtが人々のために定めたすべての限界は、現世と来世の幸福に至るための手段です。このため、アッラーとその使徒を信じ、クルアーンを自らの指針とするすべてのムスリムは、さまざまな面で他の人々とは異なります。自分の言葉や行動のすべてに対して責任を持つと信じる信者は、当然、他の人々とは異なる存在となるでしょう。
このことから、言葉や行動において節度を持ち、真剣で信頼できることは、信者に特有の特徴です。だからこそ、彼の口からは嘘が出ず、言葉を持ち出したり引っ込めたりすることはありません。彼は、良いことを言うか、黙ることを知っています。本物の信者であり、天国にふさわしい存在になるための道はこれです。
私たちの愛する預言者(平安あれ)が、この道をどのように教えてくださっているかを見てみましょう: 「アッラーと来世の日を信じる者は、良いことを言うか、黙るべきである。」(2) 「噂を広める者(言葉を持ち出したり引っ込めたりする者)は、天国に入ることができない。」(3) 「私に二つの口(つまり、口を)と二つの足の間(名誉と貞操)を守ると約束する者には、私も彼のために天国の保証人となる。」(4) 「妬みから離れなさい。なぜなら、妬みは火が薪を食い尽くすように、すべての良い行いを食い尽くすからである。」(5) 「私が最も恐れることは、小さな神の配偶者、つまり見せびらかし(リヤ)である。」(6)
親愛なる信者の皆様、
見ての通り、ムスリムは言葉や行動において節度を持たなければならず、アッラーとその使徒が好まないいかなる行為も行ってはなりません。嘘、噂、恨み、妬み、嘲笑、見せびらかしといった悪い性質を身に着けてはならず、悪事や禁じられたことが行われる場所にはいてはいけません。
価値ある信者の皆様、
ムスリムの食べること、飲むこと、着ること、稼ぐこと、使うことさえも異なります。彼は常に合法的な収入を追い求めます。「稼げれば何でもいい」という考えは彼の信仰にはありません。また、彼は決して忘れてはならないことがあります。それは、イスラム教は自分の欲望や願望に従って生きるのではなく、メフラ・イ・ズルジャールの神が定めた限界の中で、神が望む方法で生きることによって価値を持つということです。
それでは、神の命令に耳を傾けましょう: 「そして、彼らは嘘の証人にならず、無駄なことに出会ったときは、威厳をもってそこを通り過ぎる。」

