Skip to main content

TÜRKÇE

استعيذ بالله بسم الله الرحمن الرحيم : وَلَا تَسْتَوِي الْحَسَنَةُ وَلَا السَّيِّئَةُ اِدْفَعْ بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ فَإِذَا الَّذِي بَيْنَكَ وَبَيْنَهُ عَدَاوَةٌ كَأَنَّهُ وَلِيٌّ حَمِيمٌ

قال رسول الله {صلعم}: لآَ يَسْتُرُ عَبْدٌ عَبْداً فىِ الدُّنْياَ اِلاَّ سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِياَمَة

Muhterem Mü’minler,

Bu haftaki hutbemiz MÜSAMAHA VE TAHAMMÜL hakkındadır.

Dünyaya imtihan için gönderilen insanoğlu, cemiyet halinde yaşamak durumundadır. Müşterek hayatta huzur ve mutluluk, karşılıklı anlayış ve müsamahakarlık ile mümkündür. Bu hasletlerin olmadığı yerde huzur ve saadet yoktur. Müsamaha ve tahammül, kalpleri yumuşatan, sevgi ve kardeşlik bağlarını güçlendiren güzel huylardandır. Aynı zamanda bu güzel huylar, Müslümanın en güzel sıfatlarındandır. Bir Mü’min için bu sıfatların manası, gülün dikenini değil, rengini görüp kokusunu hissedebilmektir. Bu bakımdan, Müslümanlar özel hayatlarında hep müsamaha ve tahammülü tatbik ederler. Ama Allah’ın ve Rasülüllah’ın emirlerine hürmetsizlik olan, dini hükümlere zıt olan, Hakk’ı ve mukaddes değerleri zedeleyen konularda bir Müslüman uygun bir üslupla, ama haddi aşmadan dur demesini bilmesi lazımdır. Tabi ki bunun için de dinimizi ve sınırlarını iyi bilmek, bilmiyorsak öğrenmemiz gerekmektedir.

Aziz Müslümanlar,

Hayat, sıkıntı ve çilelerle doludur. Her şeyin istediğimiz gibi olması mümkün değildir. Haksızlığa uğradığımız, kötülüğe maruz kaldığımız zamanlar olabilir. Hatta, eşimiz ve çocuklarımız, akraba ve dostlarımız bile kaba ve kırıcı davranabilirler. Böyle durumlarda onların kusurlarını bağışlamak, affetmek, kaba ve kırıcı davranışlarına karşı müsamahakâr olmak Müslümanın edebindendir. Rabbimiz (c.c.), “İyilikle kötülük bir değildir. Sen kötülüğü en güzel şekilde önle. O zaman görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki yakın bir dost olur.”[1] “Kim sabreder ve affederse, şüphesiz bu, işlerin en hayırlısıdır.”[2] buyurmuşlardır. Peygamberimiz (s.a.v) Hadis-i Şerif’lerinde “Hz. Allah, affeden bir kulun şerefini artırır. Bir kimse, Allah için alçak gönüllülük gösterirse, Allah onu yükseltir.”[3] “Bir kul, bir kulun günahını dünyada örterse, Allahü Zülcelâl kıyamet gününde onun günahını örter”[4] buyurmuştur. Yani, Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyyede müsamaha ve tahammül emredilmiş, insanların kusurlarını bağışlayanlar için büyük mükafat vaad edilmiştir.

Muhterem Din Kardeşlerim,

En büyük örneğimiz, hidayet sebebimiz, Peygamberlerin en faziletlisi (s.a.v.) Efendimizin hayatı tahammül, af ve müsamahakarlık ile doludur. Mekke-i Mükerreme’de uğradığı hakaretler, çektiği eziyetler, Taif’te yaşananlar, hicret etmek zorunda kalması, Uhud Harbi, Ashab-ı Kiramın şehadetleri ve daha nice hadiseler… Ama bütün bunlara rağmen “Allah’ım, kavmime hidâyet nasib eyle, onlar bilmiyorlar, onlar hakikati anlayamıyorlar” diyebilen ve yine kendisinden lânet etmesi istendiğinde “Şüphesiz ben, lanet etmek için değil, rahmet olarak gönderildim.” buyuran bir Rasül-ü Azam’ın ümmetiyiz.

O halde Aziz Mü’minler,

Bizler de Tahammül, af ve müsamahakarlığı yaşamaya, hayatımızda tatbik etmeye gayret edelim ki, kalpler yumuşasın, sevdiklerimiz etrafımızdan birer birer dağılıp gitmesin, sevgi ve muhabbet bağlarımız son derece kuvvetlensin.

[1] Fussilet, 34

[2] Şûra, 43

[3] Müslim Şerhi, c.10, s. 540, No:69

[4] a.g.e. c.10 s. 542 no:72

日本語

استعيذ باللهبسم الله الرحمن الرحيم : وَلَا تَسْتَوِي الْحَسَنَةُ وَلَا السَّيِّئَةُ اِدْفَعْ بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ فَإِذَا الَّذِي بَيْنَكَ وَبَيْنَهُ عَدَاوَةٌ كَأَنَّهُ وَلِيٌّ حَمِيمٌ

قال رسول الله {صلعم}: لآَ يَسْتُرُ عَبْدٌ عَبْداً فىِ الدُّنْياَ اِلاَّ سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِياَمَة

ムスリムの皆様、

今日のフトバは寛容や忍耐についてです。

この世に試練のために送られた人間は社会の中で暮らすことになります。共同の暮らしで平和や幸せは、お互いの理解や寛容で可能になります。この特徴が存在しない場所で平和や幸せは不可能です。寛容や忍耐は心を和らげて、愛情や兄弟の絆を強くする良い性格です。それと同様にこれらの性格はムスリムの最もよい特徴でもあります。ムスリムにとってこれらの特徴の意味は、ばらのとげではなく、そのよい色を見て、香りを感じることです。そのためムスリムたちは暮らしの中で寛容や忍耐を実践します。しかし、ALLAH(s.w.t.)やラスールッラー(s.a.w.)の命令に尊敬しない、宗教の決まりに反する、敬意を示すべき事柄を傷つける事項でムスリムは正しい言葉遣いで、限界を超えずに注意すべきです。それを実現するためイスラームのことや限界をよく知る必要があります。知らない場合ただちに学ぶべきです。

人生は悩みや苦しみで一杯です。全てのことは私たちが望む通りに起きることが不可能です。不公平に扱われたり、悪いことがされたり場合があります。さらに、配偶者、自分の子供、親戚、友人などが私たちに失礼な態度をとるときもあります。そのようなことがあればその人々を許して、失礼な態度に寛容を示すことがイスラームのアダブ(礼儀作法)です。ALLAH(s.w.t.)は「良いことと悪いことは同じではない。悪を良い方法で防ぎなさい。そのとき、あなたに対して敵意を持つ人は近い友達になるでしょう。」「誰でも忍耐して許すと確かにそれは最も良いことである。」と伝えました。ラスールッラー(s.a.w.)はあるハディース・シャリーフで次のように伝えました:「ALLAH(s.w.t.)は許すしもべの名誉をあげる。ある人はALLAH(s.w.t.)のため謙虚を示すと、ALLAH(s.w.t.)はその人を地位を高める。」「あるしもべは他のしもべの罪をこの世で隠すと、ALLAH(s.w.t.)は審判の日にその人の罪を隠すでしょう。」

つまり、クルアーン・カリームやラスールッラーのスンナで寛容や忍耐が命令されて、他人の過ちを許す人々に大きな報酬が朗報されました。

最も良い模範で私たちが正しい道に導かれる理由となる最も優れた預言者であるラスールッラー(s.a.w.)の人生は忍耐、許し、寛容に満ちています。マッカ・ムカッラマで遭った侮辱(ぶじょく)、経験した苦しみ、ターイフで起きたこと、ヒジュラ(聖遷)すること、ウフド戦い、アスハーブ・キラームがシャヒード(殉教者)となったことなどはその一部です。しかし、すべてに対して「ALLAHよ!私の部族にヒダーヤ(正しい道)を与えて下さい、彼らは知らない、正しいことを理解できない」と言って、自分よりラーナ(呪い)が求められた際、「確かに私は、ALLAHの怒りを呼ぶためではなく、ラフマ(慈悲)として送られた」と伝えました。

私たちも忍耐、許し、寛容を実践するようにしましょう。そうすると、心が和らげて、愛情を持つ人々が身の回りから離れないで、愛情の絆が強くなります。