TÜRKÇE
استعيذ بالله بسم الله الرحمن الرحيم : الَّذِي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيَاةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلاً وَهُوَ الْعَزِيزُ الْغَفُورُ
قال رسول الله {صلعم}: اِنَّمَا الْقَبْرُ رَوْضَةٌ مِنْ رِيَاضِ الْجَنَّةِ اَوْحُفْرَةٌ مِنْ حُفَرِ النَّار
Muhterem Mü’minler,
Bu haftaki hutbemiz ÖLÜM VE ÖTESİ hakkındadır.
Bazı hadiseler vardır, insanların sadece bir kısmı tarafından yaşanır. Diğerlerini pek ilgilendirmez, ama bazı hadiseler de vardır ki, herkesi alâkadar eder. Çünkü her fert onu bizzat yaşar. Herkes için mukadder olan ölüm, işte bu ikinci kısımdandır. Ölümü görüp duran insanların ölümden sonra ne olacaklarını ve nereye varacaklarını düşünmemeleri imkânsızdır.
İnsan, fıtratı icabı yok olmaktan hoşlanmaz; daima yaşamak ve var olmak ister. Hatta umumiyetle bulunduğu ve alıştığı yerden ayrılmak zor gelir. Dünya hayatına intibak kolay olduğu için ölüm pek sevilmez, dünyadan ayrılmak da istenmez. Ama hakiki bir Mü’mine yakışan sevilmeye layık olan şeyleri sevebilmektir. Şu fani dünyadan çok, gideceği ebedi hayata kendini hazırlayabilmektir.
Ölüm, her canlı için kaçınılmaz bir akıbet olduğuna göre, asıl ölümden sonrasının nasıl olacağını düşünmek gerekmez mi?
Fizik ötesi bir gerçek olan ölümden sonrasını akılla kavramak mümkün değildir. Onu ancak vahyin ışığında değerlendirmek, Allah ve rasülü tarafından bildirilen gerçeklere tereddütsüz iman etmek gerekir.
Allah’ın huzuruna çıkacak yüzü olanlar için ölüm bir korku sebebi değildir. Zira Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Ölüm, dostu dosta kavuşturan bir köprüdür” buyurmuşlardır. Ölüm cesetlere arız olur, fakat ruhlar ölmez. Herkes dünyadaki inancına ve ameline göre karşılık görür. Nitekim Bir başka Hadis-i Şerif’te; “Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe yahut cehennem çukurlarından bir çukurdur.” buyrulmak sureti ile ölüm ötesinde yeni bir hayatın başlayacağına işaret edilmiştir.
Ölümden hemen sonra Münker, Nekir denilen melekler tarafından sorguya çekilmek vardır. Kıyametin kopması ile ruhlar da ölecek, sonra ilahi kudretle yeniden diriltilip bir başka bedenle mahşer meydanında Allah’ın huzuruna çıkacaktır.
Mahşerdeki uzun bir bekleyişten sonra her fert dünyada işlediği amellerin hesabını verecektir. İmansız olarak bu alemden gidenler için son durak cehennem olacaktır. İmanla gidenler ise hayrı çok ise cennete; şerri çok ise önce cehenneme gidecek, günahı kadar cehennemde azap edildikten sonra bir daha çıkmamak üzere cennete gidecektir.
Üç günlük bir yolculuk için bile hazırlık yapma ihtiyacı duyarken, dönüşü olmayan ebedi bir yolculuk için hazırlık yapmamak inkarın veya gafletin eseri değil de nedir?
Aziz Mü’minler,
Hutbemin başında okuduğum Ayet-i Kerime’de Cenab-ı Hak şöyle buyurmaktadır: “O Allah, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır.” Yaradılış gayemizin şuurunda olarak elimize verilen ömür sermayesini ölümden sonraki ebedi hayat için harcamak gayemiz ve hedefimiz olmalıdır.
Bir Müslüman şairinin şu güzel sözleri ile hutbeme nihayet vermek istiyorum:
“Ey Âdemoğlu, annen seni dünyaya getirdiği zaman sen ağlıyordun etrafındaki insanlar da sevinçle gülüyorlardı. Öyle güzel bir amele hırsla sarıl ki, öldüğün zaman insanlar arkandan ağlarken sen sevinçle gülesin.”
日本語
استعيذ باللهبسم الله الرحمن الرحيم : الَّذِي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيَاةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلاً وَهُوَ الْعَزِيزُ الْغَفُورُ
قال رسول الله {صلعم}: اِنَّمَا الْقَبْرُ رَوْضَةٌ مِنْ رِيَاضِ الْجَنَّةِ اَوْحُفْرَةٌ مِنْ حُفَرِ النَّار
ムスリムの皆様、
今日のフトバは死やその先についてです。
ある事象は人間の一部が体験することです。他の人々と関係がありません。しかしある事象はすべての人間と関係があります。なぜなら、各人はそれらを自分自身で体験するからです。全ての人のため決められた死はすべての人間と関係があります。他の人々の死を見る人間には、亡くなった後にどうなるかやどこへ行くかを考えないことが不可能です。
人間が創造の元亡くなることを好みません。常に生きて、存在することを希望します。自分が住んでいる場所又はなれた場所より離れることも難しく感じます。この世になれることで人は亡くなることも、この世を離れることも望みません。しかし真のムスリムにふさわしいのは愛すべきことに対して愛を持つこと、この終わりのある世より、行く永遠の世のため準備することです。
亡くなることは、すべての生き物とって避けられない終末であるなら、死の後のことを考えるべきではないでしょうか?
物理的ではないことである死の後のことを知性で理解は出来ません。死の後のことを啓示(ワヒー)で学んで、ALLAH(s.w.t.)とラスールッラー(s.a.w.)が知らせた真実に疑いなく信仰することが必要です。
ALLAH(s.w.t.)の御許に出れる準備がある人々のため、死は恐れるべきことではありません。なぜなら、ラスールッラー(s.a.w.)は「死は、友と友を会わせる橋である」と伝えたからです。死は身体にたどり着くことであるため、魂は死にません。すべての人はこの世での信仰や行動に基づいて返しをもらいます。あるハディース・シャリーフでラスールッラー(s.a.w.)は「墓はジャンナ(天国)の庭の一つになるか、ジャハンナム(地獄)の穴の一つになるでしょう」と伝えて、死の後に新しい暮らしが始まることを示しました。
亡くなった後にムンカルやナキルという天使たちによって質問されることがあります。審判の日が来ることで魂も亡くなってその後ALLAHの力で蘇ってきて他の体でマフシャールという場所でALLAHの御許に出ます。
マフシャールで長く待った後に各人がこの世で行った行動について清算されます。信仰せずにこの世を去った人々の到着地はジャハンナム(地獄)であります。信仰した人々はもし良い行動が多ければジャンナ(天国)へ、悪い行動が多ければ先にジャハンナム(地獄)へ行って、罪に相当するほどジャハンナムで苦しみを味わったと永遠に暮らす場所となるジャンナに行きます。
短い旅に出るときも準備する必要を感じる人間は戻りのない永遠の旅のため準備しないことは不信仰や不注意の結果ではないでしょうか?
フトバの最初に唱えたアーヤ・カリーマでALLAH(s.w.t.)は次のように伝えます:「ALLAHは、あなたたちの中の誰が良い行動をするかを試すため生や死を創造したお方である。」私たちが創造された目的を意識しながら私たちに与えられた資本である人生を死の後の永遠の暮らしのため使うことが私たちの目標であるはずです。
あるムスリム詩人の言葉でフトバを終了させましょう:「人間よ!母より生まれたときあなたが泣いていて周りの人々は喜びで笑っていた。良い行動を習慣にしてあなたは亡くなったと他の人々が悲しみで泣くときあなたは喜びで笑うでしょう。」

